
Ben Marko Paşa. Bundan sonra bu sütunda sizlerle beraber olacağım. Hani ?Derdini Marko Paşa?ya anlat? derler ya. Ben de sizin dertlerinizi dinleyeceğim. Dilerim bana güzel şeyler sorarsınız, ben de elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım.
Ülkemizde ismi ulusal halk kültürüne geçmiş iki isimden biri Nasrettin Hoca, biri de benim. Hoca insanları güldürerek mutlu etmeye çalışmış, ben de dertlerini dinleyip paylaşarak. Bildiğiniz üzere ben Rum asıllıyım. Türk halkının, etnik ve dinsel ayırım yapmadan, bana ulusal kültüründe yer vermesi Türk Ulusu?nun ne kadar büyük ve yüce olduğunu gösterir. Bundan büyük onur duyuyorum. Ben ve benim gibi düşünen Rum ve Ermeni kökenliler, sahip olduğumuz bu güzelliği korumaya çalışıyoruz. Aramızdan, bunu kavrayamayan bazı soysuzların çıkmış olması bizleri üzüyor. Ancak; beş parmağın beşinin bir olmadığını düşünerek teselli buluyoruz.
Üzerime yüklediğiniz tarihi kişiliğin sorumluluğu içinde, bana ileteceğiniz konuları büyük bir dikkatle ele alacak, sizinle paylaşacak ve dertlerinize ortak olmaya çalışacağım. Bana her konuda yazabilirsiniz. Bildiklerimi kendim yanıtlarım, bilmediklerimi de araştırıp öğrenerek size aktarırım. Sanırım bunu başarabilirim. Çünkü aynı ülkede yaşıyoruz. Ortak değerlerimiz ve sorunlarımız aynı. Önemli olan bunları paylaşabilmek. Ben hazırım. Şimdi sıra sizde. Saygılarımla.
MARKO PAŞA KİMDİR ?
Türk hekimi ve devlet adamı. Doğum tarihi bilinmiyor. Ölümü 1888-İstanbul. Tıp öğrenimi yaptı, hekim olarak çalıştı, Seretibba (Tabip Odası Başkanlığı) seçildi (1860). Tıbbiye-i Şahane Nazırlığı’na (Tıp Fakültesi Dekanlığı) tayin edildi. Kırımlı Doktor Arif Bey’le Kızılay’ın (Hilaliahmer) kuruluşunda çalıştı. Abdülhamit II tarafından Ayan Meclisi’ne seçildi. (1878) Kendilerine iş için başvuran öğrencilerinin ve hekimlerin dertlerini sabırla dinler veya dinler görünürdü.”Derdini Marko Paşa’ya anlat” sözüyle tanınır. (Meydan Larousse s:397)
Lütfen Üye Girişi Yapınız.
|